kafa kıstırma
Salih arkadaşıma ait bir hikayedir:
Birgün okula gitmek üzere 525 e doğru yürüyordum. Otobüs tıklım tıklım kalkmak üzere. Yetişebilir miyim diye uzaktan kestim. Şimdi koşsam da otobüs hareket etse binemeyip 525 teki 100 ün üzerinde insana rezil olacağım. Bu yüzden çaktırmadan yaklaşmaya devam ettim sanki binmeye niyetim yokmuş gibi. Tam orta kapıya yaklaştım iyi bari yetiştim diyerek. Tek hamlede artist bir hareketle 525 in ilk basamağına zıpladım. Zıplamamla kapının çat diye kapanması bir oldu. Koşup karizmayı çizmeyelim derken şimdi düştüğümüz hallere bakın. Kolumun biri dışarıda kaldı, kafama çarpan kapı yumruk gibi bir şişliğe neden oldu. Yolculardan biri kaptaaan yolcu sıkıştı kapıyı aç diye bağırınca kapı beni geri serbest bıraktı. En kötüsü de o otobüsle ve beni o halde gören yolcu arkadaşların gözlerini üzerimde taşıyarak kampüs yolculuğuna devam etmek. Daha da kötüsü sağdan soldan kardeş birşeyin var mı diye sormalarıydı. Yok yok bişeyim desemde o acı ciğerime çöktü yol nasıl bitti bilmiyorum.
amortisör çöktü
çarşının önünden bindik otobüsümüze. en arkadaydık ve uçarcasına gidiyorduk. şöför amca sağolsun çılgınca bir manevra yaparak kendimizi kamikazede hissetmemize yol açtı. buraya kadar her şey normal de sonrası feci. otobüs durdu millet inmeye başladı. meğerse amortisör çökmüş. yan yattık bildiğin, canımızı zor kurtardık. en kötüsü de ordan metroya yürüdük.
Uykutulumu
yine 525teyiz. Otobüs beleş olduğu için midir nedir, bir arkadaş var -uyku tulumu deriz- 10dk.lık yolda uyuyakalmış koltuğu görünce. Uyandırmaya kıyamadık :)) Söylentilere göre 4 tur dolanmış 525‘le:D
Tavana kafayı vurmak..
Bir arkadaşımla edebiyat fakültesinde inmek üzere 525‘e bindik. Yerde bulunan tümseklerin birinden 525 son hızla geçince en arkada olan bizler ve bizim gibi yaklasık bi 6 -7 kişi kafayı senkronize olarak tavana vurdu :D o arkadaki hiç kimse hala bölümünü bitirebilmiş degil…
biiip
525′te seferlerin ücretsiz olduğu zamanlardı. yorgun argın biraz da sıkılmış bir halde koşa koşa metro’ dan çıkıp direk 525‘e yöneldim. önümde yeni geldikleri belli olan iki genç arkadaş, otobüse binmeye çalışıyor. kent kartlarını çıkarıp bir iki kez okutmaya çalışıp okuyucudan bir ses gelmemesi üzerine efsane şoförümüz bütün otobüsü kahkahaya boğan o konuşmayı yapıyor: “Biiip… Tamam oldu geçebilirsin…”
cam fırladı
üniversitede ilk senem, bahar dönemi final haftasıydı. 5 arkadaş en arkaya konuşlandık ama hepimizin gözleri boyoz boyoz uykusuzluktan pörtlemiş… ayakta zor duruyoruz neyse biraz bekledikten sonra beklenen hareket gerçekleşti 525‘de :) biz hepimiz formülleri tekrar ediyoruz ( ne işe yarıcaksa bitmeyen okul yapmış adamlar :P ) tam diş hekimliğinin oraya dönerken birimiz geriye doğru yamuldu ve birbirimize bağlıymışız gibi hepimiz bir savrulduk cama dayandık ancak cam bize dayanamadı ve yerinden çıkarak yere düştü… o günden sonra bi’daha cam kenarında durmamaya özen gösteriyorum ya körüğün ortasında ya da koltuk aralarında duruyorum :)



